Alıntıdır

Kaynak: http://www.tcmb.gov.tr/yeni/iletisimgm/sss.php#_Yasal_Faiz

Açık mektup nedir?
Açık mektup, Merkez Bankasının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri gereğince, enflasyon hedeflerinden sapılması ya da sapılması olasılığının ortaya çıkması halinde, söz konusu sapmanın nedenlerinin ve alınması gereken önlemlerin Hükümet’e yazılı olarak bildirildiği ve kamuoyuna da açıklandığı yazılı bir metindir.
Enflasyon hedefleri, TÜFE’nin yıllık yüzde değişimi ile hesaplanan yıl sonu enflasyon oranları üzerine konulan “nokta hedefler” olarak belirlenmektedir. Ayrıca, Merkez Bankası Kanununun 42. maddesinde, “Banka, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde, nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümete yazılı olarak bildirir ve kamuoyuna açıklar.” hükmü yer almaktadır. Ancak burada, hedeften hangi oranda sapılması durumunda hesap verme mekanizmasının devreye gireceği tanımlanmamıştır. Merkez Bankası, bu mekanizmayı netleştirmek ve uygulanabilirliğini sağlamak için, nokta hedef etrafında simetrik bir belirsizlik aralığı oluşturmaktadır. Böylece, hedeften sapma belirsizlik aralığını aştığında, sapmanın nedenlerinin ve hedefe tekrar yakınsanması için alınması gereken önlemlerin Hükümet’e bir “açık mektup” ile bildirilmesi ve aynı mektubun program şartlılığının bir gereği olarak IMF’ye de gönderilmesi öngörülmüştür.
Avrupa Birliğine girilmesi durumunda, Merkez Bankasının iç yapısı ve işlevlerinde ne gibi değişiklikler olması söz konusudur?
Bir aday ülke AB üyesi olduğunda, ülkenin merkez bankası da Avrupa Merkez Bankaları Sistemi (AMBS) olarak adlandırılan, AB üyesi ülkeler arasında ortak para politikasının uygulanmasından sorumlu kurumsal yapının bir parçası haline gelmektedir. AMBS, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ile AB’ye üye ülkelerin merkez bankalarından oluşmaktadır. AMBS’nin başlıca görevleri “Euro Bölgesi” olarak adlandırılan Ekonomik ve Parasal Birlik (EPB) üyesi ülkelerde uygulanacak tek para politikasını belirlemek ve uygulamak, döviz işlemlerini gerçekleştirmek, döviz rezervlerini tutmak ve yönetmek, ayrıca ödeme sistemlerinin kesintisiz işleyişini sağlamaktır.
AB üyesi olmak otomatik olarak EPB üyesi olmak anlamına gelmemektedir. Kopenhag kriterlerini yerine getirerek AB üyesi olan bir ülke, ancak tek parayı kullanmak için gerekli Maastricht Kriterlerini sağladığı taktirde EPB üyesi olabilmektedir. Ancak bu gerçekleşinceye kadar AB üyesi ülke EPB’ye üyelik açısından “derogasyonlu” (istisnalı) üye devlet statüsünde bulunmaktadır. Öte yandan, Maastricht Antlaşması tüm AB üyesi ülkelerin EPB’ye dahil olmalarını öngörmektedir. Bu nedenle, EPB’ye dahil olmayan AB ülkeleri EPB’ye dahil ülkelerin merkez bankaları ile AMB’den oluşan “Eurosistem” dışında kalsalar dahi, AMBS’nin birer parçasıdırlar. Bununla birlikte, EPB dışında kalan ülkeler, Avrupa Topluluğunu Kuran Antlaşmanın 122. maddesine göre, AMBS’nin getirdiği hak ve yükümlülüklere tabi olmamakta ve dolayısıyla, ortak para politikasına ilişkin kararların alınmasında söz sahibi olamazlarken, AMBS’nin diğer görevlerinin yerine getirilmesinden sorumlu tutulmaktadırlar.
Bu çerçevede, Türkiye AB üyesi olduğunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Eurosistem’e dahil olmamakla birlikte AMBS’nin bir parçası olacak, ancak EPB üyeliği henüz gerçekleşmediğinden, para politikasını yine kendisi belirleyecektir.
EPB üyeliği gerçekleştiğinde ise Merkez Bankası, diğer EPB üyesi ülkelerin merkez bankaları gibi para politikasını belirleme yetkisini AMB’ye devredecek ve hedefi EPB içinde fiyat istikrarını sağlamak olan AMB’nin operasyonlarını yürüten bir birim olarak görev yapacaktır. Merkez Bankası, AMB’nin direktif ve tavsiyelerine göre hareket edecek olmakla beraber işlerliğini yitirmeyecek, kaynak tahsilatı, kredi dağıtımı, ödeme sistemleri yönetimi, finansal istikrarın sağlanması vb. gibi kendi alanında yetkilerini koruyarak etkinliğini sürdürecektir.
AMB’de bugünkü yapı korunduğu takdirde, Merkez Bankası Başkanı aynı zamanda AMB’nin para politikasını belirleyen üst karar organı olan Yönetim Konseyinin bir üyesi olarak yerini alacaktır. Merkez Bankası para basma yetkisi ile beraber, döviz rezervlerinin ve altınlarının bir kısmını da AMB’ye devredecek ve karşılığında AMB’nin hissedarı olacaktır.
Bu süreçte, AMB standardına uyum konusunda, Merkez Bankasının muhasebe sistemlerinden, istatistiki raporlama yöntemlerine kadar birçok değişiklikler yapması gerekecektir. Bu konulardaki çalışmalar hali hazırda uyum çalışmaları çerçevesinde sürdürülmektedir.
Avrupa Birliğine uyum sürecinde Merkez Bankasına düşen görevler nelerdir?
Maastricht Anlaşmasının 109. maddesi ve Avrupa Merkez Bankaları Sistem




Yazar:
admin
Zaman:
Perşembe, Mayıs 15th, 2008 at 02:16
Kategori:
hukuk
Yorumlar:
Şuanda Yorum Yapabilir, veya Alıntı Yapabilirsiniz.
RSS:
Bu yazıya RSS 2.0 Abone Ol.
Navigation:

Yorum Yaz

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word



SinemaIVideo İzleIİstanbul Blog